ODTÜ Öğretim Üyeleri Listesinden Bazı Mesajlar
Melek D. Yücel (14.1.1998)
Bir yıldız daha kaydı demek. Başımız sağ olsun.
Cahit Bey'i olağanüstü bir matematikçi olarak
bilen coktur. Bilmezlikten
Cahit Bey benim MS tez jurimde uc uyeden biriydi.
Savunmami yapip odayi
iSTANBUL'DA YA$AYAN BA$KA BiR ARKADA$IM iSE $oYLE
YAZMI$:
Bugun Cahit Arf'in cenazesine gittim. Ankara Fen
Lisesi'nin ilk
Ama degerli devlet buyuklerimizden bir tanesi
bile yoktu. Bu ulkenin
Diger ulkeleri bilmiyorum bu nedenle ABD ile karsilastiracagim.
Cok sevdigim
Yeni nesillere bir suru degersiz insan model olarak
veriliyor. Futbolculara,
Boyle bir ulkede yasadigimdan dolayi utanayim
mi, aglayayim mi
BU iKi ARKADA$IMIN uZuNTuLERiNE VE KAYGILARINA
HAK VERMEMEK ELDE
BoYLE BiR KiTABA HAZIRLIK OLMASI, YA DA EN AZINDAN
KENDi ARAMIZDA
HADi SN. UGUR ERSOY, YAKUP KEPENEK, $AFAK ALPAY,
TURGUT oNDER, ALBERT
i$TE KLAVYELER, ODALARIMIZDA, HEMEN YANIBA$IMIZDA.
BiR TEK TU$A
SEVGi VE SAYGILARIMLA, MELEK D. YuCEL
Semih Bilgen (14.1.1998)
Birkac kez yineledigim gibi,
bu tavrin, kendine ve insana
Semih Bilgen
Yılmaz Akyıldız (14.1.1998)
En sevdigim sozleri:
"Matematik bir meslek dali degil, bir yasam tarzidir."
"Klasik muzik, resim, bale gibi, Matematik de
guzel sanatlarin
En takdir ettigim yonleri:
Bilimsel dusunceyi her seyin uzerinde tutardi.
Devamli matematikle ugrasir, luzumsuz seylerle
ilgilenmez,
Acimasizdi, etrafinda yalana, palavraya, yalaklanmaya,
En tipik karakteristikleri:
Egosentrik ve eksantrikti. Tahmin edilemeyen bir
dusunus yolu vardi.
Muthis bir muhakeme gucu vardi ve kendine has
mantigi cercevesinde
Problem cozmeye bayilirdi. Bilhassa baskalarinin
cozemeyip de
Kopeginden siyrilmayi becerip, evinde kendisini
ziyaret ettiginizde
Yilmaz Akyildiz
Metin Durgut (14.1.1998)
Cahit Arf için pek çok anisi olan birisi
olarak, onu en çok
Metin Durgut, Fizik Bolumu
Uluğ Çapar (14.1.1998)
Agda Cahit Bey'den benim aldigim kadar eski bir
tarihte ders
Daha sonraki donemlerde TUBITAK ve ODTU Matematik
Bolumunde
Bence Cahit Bey Hilbert-Gottingen ekol'u
gelenegini devam ettiren
Prof. Mustafa Inan'in fotoelastisite ile
deneysel olarak
Gene 70 li yillarin ortalariydi.. Bolumde
"Schwartz- Distribus-
Cahit Hoca'mizi rahmetle aniyorum,
Ulug Capar
CAHİT HOCA İÇİN
Cahit ARF bir Matematikçi idi. Çocukluk
düşünü gerçekleştirmiş matematik literatürüne "Arf Halkaları, Arf Değişmezleri,
Arf Kapan???" gibi kavramların yanısıra Hasse-Arf teoremi ile anılan teoremler
kazandırmıştır. Matematik yapıtlarının en sağlıklı değerlendirmelerinden
biri de onların kalıcı olup olmadıklarına bakmaktır. Cahit hocanın 1940'larda
yaptığı matematiğin günümüzde hala kullanılıyor olması Cahit beyin eserlerinin
kalıcılık sınavını geçtiğini kesinkez göstermektedir. 1970'li yıllarda
öğrenci olarak bulunduğum Londra'da ünlü Fransız matematikçisi Jean-Pierre
Serre'nin Kings Kolejde yaptığı bir konuşmaya gitmiştim. Konuşmasının
başında tahtayı üçe bölen Serre; ilk dilimde klasiklere, ikinci dilimde
Cahit Arf ve Hasse'ye, üçüncü dilimde ise kendisinin ve öğrencilerinin
çalışmalarını ele alarak Cahit hocanın çalışmalarının önemini vurgulamıştı.
Cahit hocanın eğitim hakkındaki düşüncelerini
[2]'de daha da iyi anlayabiliriyoruz. Eğitim ve öğretimin bilinmeyenleri
çok olan bir konu olduğu konusunda bizi uyaran Cahit bey bu konuda "Şunu
yaparsan şöyle olur demek olanaksız görünmektedir" deyip "eğitim ve öğretim
toplumu özgürlük içinde mutlu ve doğa koşullarını daima daha yaygın ve
güçlü bir şekilde kullanabilen insanlardan oluşmuş hale getirmektir" diye
tanımlıyor. " Böyle bir amaca yönelik eğitimde yöntemler konunun
içerdiği bilinmeyen etkenlerin çokluğu dolayısıyla her yer ve halde geçerli
kesin kurallardan kaçınmak zorundadır. Aksi halde en olumlu sonuç olarak
okuduğunu belleyen, düşünceden yoksun robotlardan oluşan bir toplum yaratılmış
olur. Yamalı bohça durumu yakınılacak bir husus değil, tam tersine oluşturulması
gereken bir durumdur. Eğitim örgütüne düşen görev eğitim ve öğretimde standardizasyon
sağlamak değil, tersine toplumumuz için yıkıcı ve uyutucu olmamak şartı
ile eğitim ve öğretim çeşitlemesini sağlamaktır".
[1] Cahit Arf "Özgürlüğün Temeli", Özgün İnsan
Dergisi, Haziran 1976
ŞİMDİ YURTDIŞINDA OLAN BİR ARKADAŞIM CAHİT ARF'IN
ÖLÜMÜYLE İLGİLİ
OLARAK ŞUNLARI YAZIYOR:
gelen de coktur. Ustun bilim adamligi yaninda
toplumsal olaylara kendine
yakisir yaklasimi ve cesareti ile de ornek bir
insan ve kararli bir
demokratti. Yuksek ogrenimini nazi Almanyasinda
yaptigindandir belki, Cahit
Hoca nazi artigi siyasi akimlara karsi cok hassasti.
Emekli olacagi yillarda
bir ulkucu rektor atanmisti ODTU'ye (HASAN TAN'DAN
SoZEDiLDiGiNi
BiLMEYEN YOKTUR HERHALDE, GENCLER iCiN YiNE DE
EKLiYORUM, M.D.YuCEL).
Universite yillar suren bir kramp gecirmisti.
O rektor Cahit Bey'den
nefret ettigi kadar herhalde kimseden nefret
etmemistir. Emekli
olduktan sonra bolumdeki ofisi ayrilmisti kendisine,
calisir,
matematik tarihi ve bilim felsefesi uzerine seminerler
verirdi. Uygun
amacla kullanilmadigina hukmederek Arf'in elinden
aldilar ofisini,
tepeden gelen bir emirle (SANIRIM MEHMET GoNLuBOL'UN
EMRiYDi BU,
YANILIYORSAM MATEMATiKCi ARKADA$LAR DuZELTiRLER
Mi?). Cok uzulmustu.
Bizim memlekete arada bir meteor gibi birseyler
dusuyor, Cahit Bey
onlardan biri. Onemli bir matematikcinin kadrini
bilmeyi ogrenmemiz
icin daha firinlar dolusu somun yememiz gerek
maalesef.
terkettikten sonra tez hocama "bu haylaz bunu
nasil yapti" demis. Cunku beni
hep ya bolumun cimenlerinde kan ter icinde futbol
oynarken ya da pingpong
oynarken gorurdu. Gurul gurul sesi, inci gibi
el yazisi, ve ders anlatirken
cocuksu heyecanini hic unutmayacagim.
donemlerinden temel bilimleri secen bircok mezunu
oradaydi. Erdal
Inonu, Tosun Terzioglu da.
yetistirdigi en onemli insan oldu ve cenazesine
gelmeye tenezzul etmediler.
Belki de Cahit hocadan bihaberdiler.
Richard Feynman oldu. Uzerinden bir kac yil gecmesine
ragmen kitapcilarda
uzerine bir suru kitap bulabiliyorsunuz. Acaba
Cahit Hoca icin bir tanecik
bile kitap olmayacak mi?
"degerli sanatcilara" verilen onemin cok degil
kucuk bir kismini Cahit Hoca
ve onun gibi bu ulkeye hizmet etmis kisilere
veremez miyiz? Bu kadar mi
raydan cikmis vaziyetteyiz?
bilemiyorum
________________________________________________________________________
DEGiL. SEVGiLi CAHiT HOCA'MIZ iCiN BiR(YA DA
BiRDEN FAZLA) KiTAP
YAZILMASINA, ONUN BiLiM ADAMI NiTELiGi KADAR
oNEMLi OLAN, TOPLUMCU
YANININ TANITILMASINA, iNANDIGI DOGRULARI SAVUNMAKTAKi
CESUR VE
KARARLI TUTUMUNUN GENCLERE ANLATILMASINA, ODTu'Lu
oGRETiM uYELERiNiN
oNAYAK OLMASI GEREKTiGiNi Du$uNuYORUM.
ONU DAHA iYi TANIYABiLMEMiZ, DEGERiNi KAVRAYABiLMEMiZ
iCiN, CAHiT ARF
HOCAMIZI YAKINDAN TANIYAN, ONUN DERSLERiNE GiREN,
TEOREMLERiNi BiLEN,
ODTu'NuN HASAN TAN DoNEMiNDE YA$ADIGI TOPLUMSAL
MuCADELEDE CAHiT
ARF'IN YANIBA$INDA OLAN DEGERLi ARKADA$LARIMIZI,
HOCALARIMIZI BU
LiSTEDE YAZMAYA DAVET EDiYORUM.
ERKiP, GuNEY GoNENC, oNDER YuKSEL, SuHA SEVuK("BiZ
HASAN TAN'I ODTu'YE
REKToR OLARAK KABUL ETMiYORUZ" DiYE PARA TOPLAYIP
GAZETEYE iLAN VEREN
YAKLA$IK 850 Ki$iNiN iCiNDE SiZ DE VARDINIZ DEGiL
Mi?), VE BENiM
ADLARINI BiLEMEDiGiM DAHA PEK COKLARI, LuTFEN
BiLDiKLERiNiZi BiZLERE
ANLATIN. BiZiMLE PAYLA$ACAKLARINIZ, HEM BELLEKSiZ
BiR TOPLUM OLMAKTAN
KURTULUP AYNI HATALARI uSTuSTE i$LEMEMEMiZE,
HEM DEGERBiLiR
DAVRANABiLMEMiZE YARDIMCI OLACAK. YAZILANLAR
BELKi DE BiRCOK KiTABIN
BELKEMiGiNi OLU$TURACAK.
BASARAK YuZLERCE Ki$iNiN ODASINA VE RUHUNA ULA$ABiLiYORUZ.
BU GuZEL
PAYLA$MA ORTAMINI KULLANMAMIZI, uNiVERSiTE uRETKENLiGiNi
LiSTEMiZE
YANSITMAMIZI, ODTu oGRETiM uYELERi LiSTESiNiN
YARDIMIYLA CAHiT ARF
HOCAMIZI ANLATAN KiTAPLAR uRETMEMiZi oNERiYORUM.
ELEK. MuH. BoL.
________________________________________________________________
Degerli Arkadaslar,
Cahit Arf'in yakinindan
gecmis insanlar olarak hepimiz
yasadiklarimizi animsamaliyiz.
Ben onun yalnizca bir
seminerini dinledim. Engin birikimi,
buyuk insanlara ozgu alcakgonullulugunun ardinda
piril pirildi. Buyuk
sanatcilardaki gosterissiz etkililigi yasiyordunuz.
Hasse-Arf teoremini
bilmiyorum. Matematigi de ancak basit bir
muhendis kadar izleyebiliyorum; uzaktan seviyor,
hayranlik duyuyorum.
Ancak, 1977 yilinda,
o ugursuz insanlarin egemen oldugu ortamda
genc bir ogretim gorevlisiydim. Cahit Arf ise
o zaman ODTU'nun basina
rektor olarak getirilmis bulunan Hasan Tan'in
karsisindaki kitlenin
en on safindaki en saygin isimler arasindaydi.
Baskaldiri hareketlerinde
en onde,
yitirebileceklerini goze almis, serdengecti sayilan
insanlar
olur. Hareket basarisiz olursa ilk ezilenler
bunlardir. Hareket
kitlesellestikce cekiciligi artar, cig gibi buyur.
Her boyutta
boyle yasaniyor. Turk kurtulus hareketi de boyleydi,
"Hasan Tan
ODTU'ye rektor olamaz!" hareketi de. Ilk basta
tepkiler, analarin,
babalarin, esin dostun, "yapmayin canim,
yasa disi bu yaptiginiz"
uyarilarindan, jandarma polis dayagina, padisah
fermanina,
zindanlara, iskencelere kadar gidebiliyor.
Iste o noktada 1977'de ODTU'de
bir Cahit Arf vardi. Diger
hocalarimiz da vardi. Hepsi saygidegerdi, hepsi
uygar ve insanca
tepkilerini ortaya koyuyorlardi. ODTU ogrencisi,
iscisi ve ogretim
elemanlari birlikte, universiteye "isci" kisvesi
altinda sokulan
fasist militanlara karsi koyuyorlardi. Bugun
kahraman ilan
edilenler tarafindan Bahçelievler katliaminda
7 TIP'linin oldurulmesi
o guruhun eserleri arasindadir. Ayni guruh, ODTU'de
egemenlik kurmaya
calisiyor ve karsilarinda Cahit Arf'in onderligindeki
disiplinli ve
kararli kitleyi buluyorlardi.
Bizim gibi genc akademisyenlerin
gozunde Cahit Arf, bu tepkinin
sayginliginin, ne kaybedilirse edilsin hepsine
degeceginin
gostergesiydi. Cahit Arf yalniz degildi. Diger
yigit hocalarimiz onun
yanindaydilar; ancak bu dunya capindaki matematikci,
o kitlenin en
onunde yuruyor, "yasadisi" bildirilere ilk imzayi
koyuyordu. Onderlik
bu idi. Bu maya tutunca, yasaninca, her boyutta
yinelenebiliyordu:
Idari Ilimler Fakultesi ogretim elemanlarinin
toplantisini basip "bu
toplanti kanunsuzdur, derhal dagilin!" diye bizleri
tehdit eden
fasist militani, gozunu kirpmadan kolundan tutup
disari atan Rona
Aybay, korkunun degil kendine sayginin
ornegini hepimiz icin yinelemis oluyordu. Ogrencilerimiz,
butun
calisanlarimiz ayni ODTU'lu tavrini benimsemisti.
saygili, uygar, cesur ve odunsuz tavrin, tarih
boyunca hep var
oldugunu, her boyutta var oldugunu biliyoruz.
Cahit Arf hocamiz,
dunya capinda saygider bilimadamligi ile toplumsal
onderligin
birlikte yasanabilecegini bize gosterenlerdendi.
Ne mutlu onu taniyanlara.
Basimiz sag olsun.
________________________________________________________________________
Yurt icinde ve disinda degisik konularda pek
cok insan tanidim.
Bunlar icinde Cahit Arf`in bende cok ozel bir
yeri vardir:
Cahit Bey tanidigim en hizli dsunebilen, en hizli
muhakeme yapabilen
ve kendine has mantigi icinde eristigi neticeleri
hic cekinmeden ve
sakinmadan aninda dobra dobra syleyen ender kisilerden
birisiydi.
bir dalidir, zira insana sinirsizlik hissi verir."
vaktini asla bosa harcamazdi.
bos laflara, caf-cafa, entrikalara asla yer yoktu.
Onunla iken devamli diken zerinde oturuyormus
hissine kapilirdiniz,
zira onun beyin gucunu hisseder, tesirinde kalir
ve
biraz sonra ne gibi neticeler soyleyecegini tahmin
edemeyeceginizden
devamli pur-dikkat halinde olurdunuz.
Sizi her an surprizlere bogabilirdi.
ulastigi neticeleri aninda hic cekinmeden dobra-dobra
soyler, tahmin
edemeyeceginiz bazi cok carpici olabilecek iddialarla,
ispatlarla sizi
hayretler icerisinde birakirdi.
kendisine getirdigi problemleri cozmekten muthis
bir zevk alirdi.
Bu problemler sirfi matematikten olabilecegi
gibi muhendisligin
herhangi bir dalindan veya o andaki fizigin en
modern teorisinden,
ornegin kuvantum mekaniginden de olabilirdi.
tam bir centilmenle karsilasir, onun ziyaretinizden
nasil bir cocuk gibi
sevindigine sahit olurdunuz. Size once kendi
yaptigi likornden sunar,
sonra da kahvenizi pisirirdi, (ama faliniza bakmazdi;
bu tip seylere onun
yasaminda saka da olsa asla yer yoktu...).
________________________________________________________________________
entellektuel birikimini hic esirgemeden gençleri
adam yerine koyan
sevecenligi ve ustaligina cesni katan duyarli
hali ile animsayacagim.
Buna belki de, gormemek icin gozlerimi kapamak
istedigim cirkin olaylar
neden oluyor.
Cahit Bey artik pek rastlanmayan insan
gibi insanlardandir. Ozgurlukcu
ve yenilikci yanini, birbirinden ayirmadigi meslek
ve yurttas
sorumlulugunu takdir etmeden onun dunya ile hasaplasmasinin
arkasindaki
iradeyi de anlamamis oluruz. ODTU boyle kimlikler
ile ODTU oldu,
kaybedecekse de gene boyle kimlikleri yuk gibi
gordugunde kaybedecektir.
________________________________________________________________________
alan birisi var mi bilemiyorum. 1959 yilinda
ITU Uygulamali
Mekanik Opsiyonu'nun ucuncu yil matematigine
devamli hocamiz
Tevfik Okyay Kabakcioglu'nun Almanya'ta gidisi
dolayisiyla
Cahit Bey ziyaretci hoca olarak gelmisti. Kursu
sisteminin
en koyu sekli ile hakim oldugu yillardi. Degil
simdiki gibi
hocalarin odasina rasgele anlarda girip sInav
kagitlarini
gormek, verilen notlari tartismak, kursu asistani
ile bile
ancak randevu ile gorusulebilirdi, aldigimiz
notlari ise
takdir-i ilahi gibi kabul ederdik. Boyle bir
ortamda
Cahit Bey'in cok farkli bir hoca tipi cizdigini
hemen farkettik.
Cok guler yuzlu ve rahat idi, cok ta liberaldi..
Hangi konularin
bize en cok gerektigine bizimle tartisarak karar
veriyordu (opsiyonda
cok az ogrenci idik), aksamustu de arabasi ile
bizi Taksim'e
birakiyordu!. Bunlar hic gordugumuz, alistigimiz
seyler degildi.
calistigim yillarda (1965 ten 1970 sonlarina
kadar) Cahit Bey'in
civarinda bulunmak şans ve mutluluguna sahip
oldum. Bu yalIn,
liberal ve demokrat havasini hep muhafaza etti.
Cevresine
yaptigi en olumlu etkilerden biri bence şu idi:
Bahsettiginiz bir matematik problemini
ilgi ile dinler, o
problemin daha zor uzantilarinin kurgusunu hemen
oracikta oluş-
turuverir, bunu size "assign" eder, daha sonra
da peşinizi birak-
mayarak koguştururdu "ne yaptin o konuda" diye.
Boylece sizde
bir matematik sevinci, araştırma zevki uyandirir,
Cahit Bey'in
deger verdigi seyler dusunebilip yapabiliyorum
diye şevkle calışır-
dınız.
Universal matematikci tipinin son orneklerindendi,
belki de
sonuncusu idi. Her$eyden anlardi, muhendislik
mekanigi ve elasti-
siteden kuantum kuramina, kIsmi diferansiyel
denklemlerden
class-field theory'ye kadar ust uzmanlik duzeyinde
fikir ve ilham
veremeyecegi konu yoktu. Sanirim 70 li yillarin
ba$I idi, bunu
kendisi de şöyle ifade etmisti : "Yakin zamanlara
kadar deneysel
yonu olmamak koşulu ile, icinde matematik olan
fizik, kimya,
muhendislik veya herhangibir şeyi Turkiye'de
en iyi ben anlar ve
bilirdim, ama artik yavas yavas gencler yetisiyor
ve tek tek
konularda benden iyiler".
cozumunu buldugu e$-gerilmeli kopru profili probleminin
teorik
cozumunu elde edisi ve kuantum mekanigine grup
teorisi yoluyla
yaptigi katkilar, Cahit Bey'in hayati ve eserleri
ile ilgili
bir iki kitapcikta detayli ve teknik duzeyde
anlatiliyor.
Ben Cahit Bey'in cok yonlulugu ve keskin matematik
gorusu
ile ilgili kendi iki anImI nakletmek istiyorum.
Sanirim 70 li
yillarin baslarinda idi. ODTU Matematik Bolumunde
kompleks
analizde, nisbeten dar bir problem alaninda calisan
fakat bu
alanda cok iyi isler yapmis uluslararasi une
sahip bir Alman
profesor (Şimdi adini animsiyamiyorum) seminer
veriyordu.
Cahit Bey seminer ile pek ilgilenmiyor gozukuyordu,
hatta
uyuklar gibiydi. Seminer sonunda Cahit Bey aniden
canlanarak
"senin dediklerin $u $u sekilde de yapilabilirdi
ve daha da iyi
olurdu, problemin daha genel bir cozumu cikardi"
deyinca adam cok
$aSIrdI. "Cok ilginc bir fikir, o kadar zamandir
bu problem uzerinde
calisiyorum, bu hic hatirima gelmemisti" demisti.
yon uzaylarinda olasIlIk olculeri" konulu bir
seminer yapmistim.
Ertesi gun Cahit Bey beni ofisine cagirdi. "Ulug,
kuantum field
konusunda olasilik kurami cok ha babam tarzda
kullaniliyor, iyi
bir bazi da yok.. Bu senin fonksiyonel analiz
ve olcu teorisi
dili ve de iyi duzeyde stokastik surecler orada
cok i$ yapabilir."
dedi ve bana quantum field teorisinin bazi problem
alanlarini
anlatti, burada surecler tanimliyabilir, stokastik
entegrasyon
kullanabilirsin dedi. Anlattiklarinin cok az
kIsmInI anlayabil-
mistim. Daha sonra Bogolyuboff'un "Quantum Field
Theory" kitabini
okumaga koyuldum. Bir sure sonra da fizik bilgimin
yetersiz oldu-
guna karar vererek patlayan ogrenci olaylarinin
da etkisi ile
konuyu biraktim. Sekiz on sene sonra fikri baskalari
da buldu ve
80 li yillarin ortalarindan itibaren yeni bir
dal olarak gelisti.
Bugun artik Mathematical Reviews' ta ve de bircok
uluslararasi
konferansta "Quantum Probabilities" ve "Quantum
Processes" ba$likli
seksiyonlar var. Ben bugun de konunun uzmani
degilim ama sanirim
yapilanlar Cahit Bey'in dusundugu seylerden ba$kasi
degil.
Saygilarimla,
________________________________________________________________________
Şafak ALPAY
Cahit hocanın tüm uğraşısı matematik değildi.
O ülkemizin temel bilim, eğitim, teknoloji alanlarının sorunları kadar
toplum yaşamımızı düzenleyen oluşumlar üzerinde de düşünür, fikir üretir,
söyler ve yazardı. Özgün insan dergisinden [1] aldığım "Özgürlüğün
Temeli" adlı yazısı Cahit hocanın bu yanlarını tanımamız için katkıda bulunacaktır
sanıyorum.
"Bir toplumda yasaların sağladığı özgürlük
yanında kiminin kendi kendisine sağlayabildiği, hatta yasaların birçok
doğal özgürlüklerin varlığını kısıtladığı hallerde bile sağlayabileceği,
daha önemli bir özgürlük, bütün diğer özgürlüklerin temelini teşkil eder.
Önyargılardan kurtulma diye adlandırabileceğimiz bu özgürlük, toplum yasaları
ile değil, kiminin çok çetin bir iç uğraşısı ile kazanılır ve hiç bir zamanda
tam olarak kazanılamaz. Gerek kişisel, gerekse toplumsal mutluluğumuzun
ilk koşulu olarak kendimizi önyargılardan bilinçli bir şekilde arındırmak
suretiyle her türlü özgürlüğün temeli olan iç özgürlüğe yaklaşmamız gerekmektedir".
Özgürlüğün tanımını böylece veren Cahit
hoca buna ulaşabilmek için bir de öğütte bulunuyor. "Temennim odur ki,
toplumun bugünkü ve gelecekteki mutluluğuna katkıda bulunmayı kendilerine
iş edinen aydın kişilerimiz, bu sözünü ettiğim temel özgürlük konusu üzerinde
ısrarla dursunlar, toplumumuzda hala geçerli ve yaygın olan bir kısım politikacı
tarafından, bazen kendi önyargıları dolayısıyla, bazen de sömürü aracı
olarak güçlendirilmeye çalışılan önyargılardan bilinçli bir şekilde kurtulunmasını
çabuklaştırsınlar".
Cahit hoca yazısında böyle önyargıları
örnek olarak şunları söylüyor. "Kişisel bir konu olan dinsel inançlara
toplumsal yaşamda önemli bir yer vermek gerektiği hakkındaki önyargı; başka
toplumlara karşı beslenen düşmanlık ve kin duygusu, soyluluk, soysuzluk
duygusu ......" Cahit hoca bu çeşit önyargıların temel özgürlüğümüzü kısıtladığını
ve olayları anlayış, davranışlarımızı kendi kendimize ızdırap yaratmayacak
şekilde ayarlamamız gerektiği kanısındadır. Cahit hoca Atatürk'ün kendi
çağında özgürlüğü en geniş ölçüde kazanmış olmasının, o'nun en güçlü yönü
olduğu kanısındadır.
Cahit hoca bir yurtseverdi. Bunu görmek
için yine aynı yazıdan alınan aşağıdaki öyküye bakmamız yeterli olacaktır.
"1932'de matematik eğitimimim okul devresini
bitirerek, yurda döndüğümde o zamanki Milli Eğitim Bakanlığında yetkili
bir görevde bulunan yaşlı bir dostumla ne yapacağımı görüşürken, kendisine
gençliğin safdil idealizmi ile, bir anadolu kasabasında matematik öğretmenliği
yapmak istediğimi ve orada öğrencilerimle matematik hocalığı dışında da
ilgilenmek istediğimi, onlara mesela Marx ve Nitsche'yi okuyacağımı
elimden geldiği ölçüde münakaşa edeceğimi söyledim. O zamanın heyecanlı
bir tarih öğretmeni olan yaşlı dostum hayretle, matematik, Marx ve
Nitsche arasındaki münasebetsizliği işaret etti. Buna yanıtım sadece şu
oldu: "Amacım öğrencilerime şu veya bu görüşü telkin değil, özgür insanlar
yetiştirmek". O zaman kastettiğim özgürlük bugün mutluluğumuz için bir
bakıma en çok gerekli olduğu kanısında olduğum "önyargılardan kurtulma"
idi. Kanımca Milli Eğitimin Temel İlkesi şu veya bu şekilde şartlanmış
gelecek kuşakların yetiştirilmesi değil; tam tersine gelecek kuşakların
şartlanmamış, olayları olduğu gibi gören, her olayda, her davranışında
"neden" diye sorabilen ve bu soruya doğal, mantıksal yanıtlar verebilen
kişiler olarak yetiştirilmiş olmalıdır" Cahit hoca gelecek kuşakların ve
böylece toplumun mutluluğunun sağlanabileceği yargısındadır.
Yukarıda örneklemeye çalıştığım gibi
Cahit hocanın her probleme özgün bir yaklaşımı vardır. Yaklaşımlarının
ortak yanı daima değişmez olanların aranmasıdır. Cahit hoca bilgisi
ve kültürüyle önemli işler yapmış kişilerin huzurunu taşıyan, kompleksiz
bir insandı. Günlük değer yargılarına takılma s??l???, başkalarına yaranmak
için inandığının tersini yapabilme kaçamağı, düşüncelerini zamanın gereklerine
göre biçimlendirme hafifliği, gözlerini kapama, duymama, adam sendecilik
sorumsuzluğu hiç bir zaman olmamıştır Cahit hocada.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Cahit hocasını
1977'de içine düştüğü bunalım sırasındaki kararlı, toparlayıcı ve yönlendirici
tutumuyla hatırlayacaktır. İstenmeyen bir rektörün atanmasıyla ortaya çıkan
bunalım nedeniyle eğitim durmuş, kaba kuvvet üniversiteden hesap sormak
amacıyla üniversiteye yerleştirilmişti. Can güvenliğinin olmadığı ortamda
Cahit hoca kaba kuvvetin tehditlerine aldırmadan üniversiteye sıcak gülüşü,
babacan görünümü, tükenmez enerjisi ile öğrenci ve öğretim üyelerine esin
kaynağı olmuştur. O günlerde özerk ve demokratik üniversite için yaptığı
çalışmalar ve katkılardan ötürü Tüm Öğretim Üyeleri Derneğinin değerli
bilim adamımız Seha Meray adına koyduğu ödül Cahit hocaya verilmişti.
Tahta oymacılğını, vişne likörünü, Sabahattin
Ali öykülerini, torunlarını çok seven Cahit hocayı bizde çok sevdik ve
saydık. Bölüm koridorlarındaki tütün kokusu ve gökgürültüsü sesi,
zarif yazısıyla dolmuş kara tahtalar hiç aklımızdan çıkmayacak ve bize
her zaman esin kaynağı olacaktır.
[2] Cahit Arf Kitapçığı, ODTÜ, Matematik Bölümü
Yayını, Kasım 1981.